Sami Hamamcı - Şair Rasim Köroğlu - Resmi Websitesi

Ara
İçeriğe git

Ana menü:

Sami Hamamcı

Şair İçin Yazılanlar
Sami Hamamcı
 
 
Bookmark and Share
Rasim Köroğlu ve Şiiri

2000 yılı yazının başıydı. Ankara’dan Feyzi Halıcı ve bazı şairlerle Akşehir Nasrettin Hoca şenliklerine Belediye Başkanının davetlisi olarak katıldık. Bir grup şair de Eskişehir’den geldiler. Hıdırlık, Akşehir’in piknik yeridir. Sultan Dağlarının yamacındadır Hıdırlık. Çam ve çınarların gölgesindeki çay bahçeleri, halkın eğlence ve dinlence yerleridir. Akşehir denince akla ilk, Nasrettin Hoca ve Hıdırlık gelir. Kente gelen her yabancının, Nasrettin Hoca türbesini ve Hıdırlık’ı görmeden dönmesi düşünülemez. Ankara ve Eskişehir’den gelen şairler, Hıdırlık’ta, şehir halkına şiirler sunduk demet demet. Orada tanıdım Rasim Köroğlu ve Eşkişehir’den gelen şair dostları. En son Antalya’da, Mustafa Ceylan’ın düzenlediği bir şiir gününde beraber olduk. Bizlere çok güzel dakikalar yaşattı Rasim.(Mayıs 2014)
Özlem giderdik, Eskişehir’e davet edildik…
“Dilinde türküsü,elinde sazı
 Yurdu karış karış gezdi Veysel’im
 Bilmedi sitemi, etmedi nazı,
 Aşkın deryasında yüzdü Veysel’im. “
 der Rasim Köroğlu.
 
Feyzi Halıcı’nın deyişiyle,
”Şiir, geleceğe çağrışımdır. Var-oluş sürecinde zamanı tapşırmadır. Bir müjde çiçeğidir. Önemli olan, düşünceyi-duyguyu nakış nakış, bilen, seven gönüllere sunabilmektir.”
 
Feyzi HALICI,Rasim Köroğlu’nun şiiri için şöyle der:
Kara mizah ötesi, Eşref’in zeka dolu yoluyla büyük bir olayı iğne deliğine sığdırabilmiştir. Rasim, şiir harmanında at koşturuyor.”
 
Rasim Köroğlu’nun şiir harmanında at koşturmacası, ölümüne dek artarak sürdü.
“Sesiyle doldurdu koca bir çağı,
 Sığar mı mezara Sivas'ın dağı,
 Kucaklarken yâri kara toprağı,
 Rasim'i ağlattı üzdü Veysel'im.”
 
Ragıp KAPÇI, Rasim için: "Aşık Seyrani’nin neslinden" benzetmesi yapar.
"Eskiydi koltuğun çulu çaputu,
 Rüzgârda uçardı hep ön kaputu,
 Sanırsın mübârek müzikli kutu,
 Sesinden kulağı tıkar giderdik.”
 
Mehmet AYDIN, "Körün Taşı" için, "Günümüze çok boyutlu projektör tutan yergisel yapıt" der.
Rasim içinse,"..kıraç toprakların eğitimle neler yetiştireceğini öğreniyor insan" yargısını ortaya kor.
“Dul gezdirme Tanrım gel bu garibi,
 Çektiğim çileyi görüver gitsin.
 Boşuna yazdırma bana şiiri,
 İçimdeki sırra eriver gitsin.”
 
Tamilla ABBASHANLI (Aliyeva) Bakü/Azerbaycan. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi. "Rasim’in şerleri halg arasından gündelik kaygılardan, gıdalanarak yazılmışdır. İnsanları incitmeyen tengidlerdir. Amma içinde ciddi belalar var bu incitmeyen tengidin. Çok düşündürüp bizim celil kimi insan gülür ona, Ele gelir ki başgasına gülür aslında ise. Rasim bey, sabir kimi millet deyil, özünü düşünenleri tengid eder, düşündürür" yargısını ortaya koyar.
“Evde çıktı iki meydan savaşı,
 Biri bitti, biri bitti bitecek.
 Gelinle kaynana tuttu güreşi,
 Biri yattı, biri yattı yatacak
 
 Aracının dayak yemek kaderi,
 Ara yere saldık yine pederi,
 Garibi ortada ileri, geri,
 Biri itti,biri itti itecek.”
 
Abdurrahim KARAKOÇ, "İncelikler içinde günümüzü eleştiren Rasim Köroğlu, halkımıza kendilerini gösteriyor" diye niteler Köroğlu’nun şiirlerini.
"Çocuklar ittirir, hanım çekerdi,
 Konu komşu çıkar, seyre bakardı,
 Benzini bitince yağı yakardı,
 Dumanı havaya diker giderdik."
 
Ahmet Tufan ŞENTÜRK, "Rasim Köroğlu’nun sevgi dünyasında, duygu dünyasında günlerce gezindim. Rasim Köroğlu’nun hicve yakın, tatlı sert kara mizahlarını okurken, ruhları aydın olsun, Nef’i’yi, Eşref’i, Neyzen’i ve benzer söz ustalarını hatırladım" yargısını dile getirir.
“Bazı gider gönül denen dergâha
 Yol olur garibe, ere saçların
 Bazı şeytan olur sokar günaha
 Belki günde yüz bin kere saçların .”
 
“Zor denkleyip çıktım Pazar parası,
 Biraz ucuz gibi geldi şurası,
 Nasıl oldu bilmem kaş göz arası,
 Tezgâhı bulmadan yine zam geldi.”
 
Lütfi KILIÇ‘ın görüşü:“Rasim, namları asırlar ötesinden günümüze gelen Yunus’umuzla, Hoca Nasreddin’imizin özelliklerini özünde taşımaktadır.
”Haktan biçilmiş / aldan seçilmiş
 Aldan seçilmiş / bir bir açılmış
 Bir bir açılmış / yanakta güller
 Yanakta güller / gelsin güzeller"
 
Mehmet Ali KALKAN, “Rasim’in şiirlerinde Anadolu var, Anadolu insanı var. Yaşadıklarımız var, kısaca biz varız. Attığı taşlar hemen herkese değer geçer.”der.
“Ben de duyamadım sözün başını,
 Gıcırdattı anam sıktı dişini,
 Yerden kalkmayan o eğri kaşını,
 Biri çattı, biri çattı çatacak.
 
 Havayı sarınca savaş kokusu
 Başladı hanımın kuru sıkısı.
 Denizli horozu gibi ikisi,
 Biri öttü, biri öttü ötecek.”
 
MuharremKUBAT, Eskişer Şairler Derneği’nde hocaların hocasıdır. Rasim Köroğlu için Kubat: "Şiir dinleme zevkini tattırır", "Şiirlerinde hicivle güldürü bütünleşmiştir" yargısını ortaya kor.
“Uygarlık denilen yüce hedefe,
 Varmayı öğretti bize Atatürk
 Çağdaşlık yolunda şana, şerefe,
 Ermeyi öğretti bize Atatürk. 
 
 İlkeleri birer sarsılmaz kaya,
 Devrimler yapıldı arka arkaya,
 Dostluğu barışı milli halkaya,
 Örmeyi öğretti bize Atatürk.”
 
İsaKAYACAN, “Her mısrası, her kelimesi ağırlıklı taşlarla karşımıza çıkıyor. Toplumun fotoğrafını çekiyor, küçük kareler halinde, hiç hatır gönül dinlemeden gördüğü gerçekleri önümüze sergiliyor" görüşünde Köroğlu için.
“Bilimde, teknikte kalmadık geri,
 Harcadık emeği, akıttık teri,
 Cehalet denilen paslı çemberi,
 Kırmayı öğretti bize Atatürk"
 
Halil GÜRKAN, Rasim Köroğlu'nu anlatmak ister ya, "Böylesine güzel, böylesine anlamlı, dinleyenleri gülme krizine sokan şiirler yazan Rasim Köroğlu’nu nasıl anlatırım, bilemiyorum…" diye sözü bitirir.
“Türk’ü söyler, türkü çalar sazımız
 Yiğit doğar oğul ile kızımız
 Üç kıta üstünde durur izimiz
 Rasim der, dön bir bak tarihe geri
 Türlü destan yazdı Türkün Askeri.”
 
Sabit İNCE, "Yapamadığı daha çok şey vardı. Ozanlık geleneğine çok büyük hizmetleri olan birisiydi. Kendisini ozan olarak görmezdi.”der İnce, Rasim için.
Sabit İnce’nin bir şiirinden iki dörtlükle, "Rasim Köroğlu'nun şiiri" için düşüncelerini verelim:
"Düşmeyin diline öyle taşlar ki,
 Düşürür, mahirdir Rasim Köroğlu.
 Sokar kazana da öyle haşlar ki,
 Pişirir, tahirdir Rasim Köroğlu.
 
 Dostluğu ebedî, vefa timsali
 Günümüzde yoktur onun emsali.
 Yazar ki, ne yazar Neyzen misali,
 Şiirde bahirdir, Rasim Köroğlu."
 
Mustafa CEYLAN, "Hiciv, taşlama, yergi" türlerini, "iğneleme" şiirleri olarak olarak vurgular. Rasim’in ölümü için yazdığı bir şiirinde Mustafa Ceylan:

"İncecikten bir yağmura sarıldı,
 Reyhani’yle Veysel ile karıldı,
 Çöktü dünyam, bitti evren, yarıldı,
 Şöyle baktı, dönüp gitti Rasim ey!
 Elemimden titriyor bak sesim hey!.."
 diye seslenir. 
Ve "Rasim Köroğlu, taşlamalarda asık suratlı, küfürbaz değil. Güler yüzlü ve hoş sohbet bir tutum izler. Mizah sanatını taşlamayla bütünleştirip, kendince günün motiflerini de ekleyerek akan bir su misali şiirini sunar” diye özetler görüşünü.
 
“Bilimin ışığı açarken yolu,
 Bilgiyle ışıdı şu Anadolu,
 Sevgiyle öksüzü, yetimi, dulu,
 Sarmayı öğretti bize Atatürk.”
 
"Cahile baştan
 Kör gelir dünya
 Görse yavaştan
 Nur gelir dünya
 Zengindir diye
 Geniştir beye
 Fakire niye
 Dar gelir dünya”
 
“Anlatmaya ne söz yeter ne hece,
 Hepsi başka dünya, başka bilmece,
 Güç katar mızrabın vurduğu güce,
 Rasim’in sazında teller şenlenir.”
 
 Daha ne diyelim…
"Tüketti ayları, bitirdi günü
 Attığı taşın şaşırmazdı yönü
 ‘Hoşça kalın’ dedi, sellendi ünü
 Acelen neydi?
 Daha çok sözün vardı söyleyecek,
 Yunus beklerdi be daha, Rasim Köroğlu…
(Sami Hamamcı)…
 
Musalla taşına yatarsa, daha kalkmayacağını söylemişti baştan:
"Rasim der çektiğim gamı, telâşı
 Anlatmaya yetmez gözümün yaşı
 Öyle yorgunum ki yatarsam eğer
 Kalkmam senden hiç ey musalla taşı! “ve yattı…
 
Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Nef’i, Şair Eşref, Neyzen Tevfik, Karacaoğlan, Köroğlu, Aşık Veysel, Murat Çobanoğlu, Şeref Taşlıova ve daha nicelerinin meclislerinde şimdi Rasim Köroğlu.
 
Işıklar içinde olsunlar…
 
Sami Hamamcı
 
 
 
Yandex.Metrica
İçeriğe dön | Ana menüye dön